Atölye pALET
 
HANDAN YüZBASIGiL
     
 
 
 

HANDAN YÜZBASIGIL’IN UMUT KOKAN
RESIMLERI YA DA “BÜYÜK GÖZLÜ KIZ”

“ Büyük Gözlü Kiz bize bakiyor
n’olur kaldirma kendini göz önünden
Büyük Gözlü kiz evimize konuk
aynadaki yara onun yüzünden degil “

Handan Yüzbasigil’in resimlerine sadece bakmakla yetinmeyip, renklerinin arasinda bir güzel gezindim de çocuklugumun bahçesine açilan kapinin önünde eski sarkilarin unutulmayan lezzetiyle kalakaldim. Tablolarinda hüzünlü ama umut kokan, büyümemis, çocuk kalmis, çocuk yüzlü kadinlarin iri gözleri ne çok sey anlatiyor. Evet, bu büyümemis, çocuk kalmis kadinlarin ve çocuklarin gözlerine hüzün batmis, iri gözlerinin hep açik durmasi belki de bu dünyanin kötü gidisine hayretle bakmalarindandir. O çocuklar bir seyleri bekliyor ve gözlerdeki derinlik biz büyüklerin dünyayi güzellestirememenin korkusuna götürüyor. Belki de ressam bizleri yaptigi bütün resimleriyle çocuk yanimizin safligina davet ediyor. Ne kadar da çok hakli. Kirlenmeyen bir tek çocuklugumuz kaldi çünkü.

“ kendini hala yanan kadindan kurtarma
Büyük Gözlü Kiz hepimize gücenir
onca kötülükten bir iyilik çikarabildi
onca lüks, onca kayip tasindi iyilige
baskalarinin uzakligindan tasinan herkes
Büyük Gözlü kizin komsusu oldu
mendilinde baskasinin gözyasini tasiyan herkes,
Büyük Gözlü kizin gözleri doldu “

Ressam Handan Yüzbasigil’in resimlerinde disavurumcu bir anlatimin en insani özellikleriyle karsilasmaniz mümkün. Beklemenin hüznü ve yalnizligi çarpici bir sekilde dile getirilirken, resimlerini figüratif ve klasik bir üslupla, son derece yalin ifade edebilmis. Çocuklar kanatsiz birer melekse, onlara kanatlarini hemen verecek gibi bekleyen kuslarin güvercin olmalari da bosuna degil elbette. Bir güz üsümesi gibi içiniz sarsiliyor büyük gözlü çocuklarin gözleriyle göz göze geldiginizde. Basak burcunda dogan bir annenin çocuklarina iki gözü gibi baktigi bilinir. Bu anne bir de ressamsa her seyi askla ve sevgiyle itina ile boyamak ister. Güzelliklerin ve hislerin sessiz sarkisini duyabilirsiniz bu tablolarda. Güvercin yüzlü çocuklar dogurmus kizil saçli bir kadin kendinden emin, biraz da muzip bakabilir. Adamlarin içinde bir güvercin taklasi varsa bile bu nafiledir. Kizil saçli kadinin ne kalbine ne ruhuna kolay kolay ulasamazlar.

“ beni ayart ve ayarla Büyük Gözlü Kiz
vakit mi, o zalim bana uzak geçiyor
Büyük Gözlü Kiz benden onu isteme
beni aldatmak için bile beni kullandigini
bu yüzden ikimizin sende kaldigini
biliyorsun her prens baloda bogulmuyor “

Doganin kusursuzlugu ve cömertligi karsisinda insan ne kadar da acimasiz, çaresiz ve karmasik biçimde kendisini ariyor. Insanin iç dünyasindaki sahicilik ve hakikatlik duygusu bir tek dogayla örtüsüyor. Insanoglunun ikiyüzlü akli, sadece çikarlara dayanan akli karsisinda doganin da boynu bükük. Bu yüzden midir doga böyle bize üzgün bakiyor. Insan ruhunu, sevgiyi ve dogayi koruma altina almamiz gerekiyor. Handan Yüzbasigil’in resimlerindeki insan figürlerinin biraz çekingen, ürkek ve yalniz oluslari, yasadigimiz hayatin yeryüzüne acilar püskürtmesinden kaynaklaniyor. Ressamin kendi degisiyle “ dogurganligin kadinla çocuk arasinda olusturdugu olaganüstü iliski ve “ kadinlarin ve çocuklarin sezgilerinin daha güçlü oldugunu düsünmesi ” nedeniyle, resimdeki derdinin ne oldugunu daha bir anliyor izleyici. Resimlerinin hepsinde bir samimiyet duygusu göze çarpiyor. Gerçeklikle duygu yumusakliginin renkleri o kadar çok iç içe geçmis ki. Resimlerinden firlayan bir kedi her an yüzünüzü yalayabilir ve çocuk yüzlü bir güvercin ruhunuzu sevgiyle gagalayabilir.

“ Büyük Gözlü Kizi buldugum için
Büyük gözlü Kizi çocuk buldugum için
öyle zarardayim ki özür dilerim,
beni eskisi gibi anlasin istiyorum;
cinnetine ulasmak içindi istedigimiz kayik
yüzdüren sakin adamlardi, sessiz istedik
ama ey akil ey sermaye ey sahil
çekilecek yer yoktu ruhun beyaz bayragina “

Handan Yüzbasigil’in resimlerindeki o iri gözlerine hüzün batmis çocuklarin yaninda her zaman güvercin kalpli bir anne vardir ve içinden Behçet Necatigil’in su dizesini mirildanirlar: “ Biz böyle egilmezdik çocuklar olmasaydi. “ Bütün zamanlari süpheyle delen ve bütün zamanlardan tebessümle çikan sadece çocuklardir. Ya Janes Leigh bosuna mi söylemis: “ Çocuklariniz hiç büyümezler. Saçlari kirlassa bile. ” Ressam Handan Yüzbasigil’in tablolarina baktiginiz zaman, bakmanin dili çözülüyor ve siz beyaz bir güvercin karni olmus bilge kadinlarin sevgiyle kokan gözlerindeki umuda sariliyorsunuz.

Agaç olmus bir kadinin saçlarina papatyalar düsmüsse, o kadinin sessiz bakislarina hangi güvercin kanat çirpmaz ki? Kuslar özellikle güvercinler, çocuklar ve çocuklarin küskün ve yorgun bakan gözlerinden süzülüp gelmis bu resimler.

“ Büyük Gözlü Kiz bize bakiyor
yangini denedim kül etmiyor
hançeri denedim hatirasi yok
yagmurun unuttugu atesi denemedim
kimseyi görmek istemeyen bir ayna kaldi
kirila kirila hepimize büyük gözlü kiz
sehrimizden geçmeyen trenlere bin
baskasinin mendilinde gözyasini arama
yalnizca gözlerinle bak ve beni
ara sira aglatmayi unutma “

Evet, daha önce yineledigim gibi, Ressam Handan Yüzbasigil’in tablolarina baktiginiz zaman, hayatin ve renklerin dili çözülüyor ve siz beyaz bir güvercin karni olmus bilge kadinlarin sevgiyle kokan gözlerindeki o büyük umuda insanca sariliyorsunuz.

Engin Turgut


Siir:Haydar Ergülen